Ebeveyn Ruhsallığı Buluşmaları, ebeveynlere çocuk yetiştirmeyi öğretmekten öte, çocukları ve kendileri üzerine düşünmeyi amaç edinmiştir.
Çocuklara nasıl yaklaşılması gerektiğiyle ilgili pek çok şey okuyor, dinliyor ve öğreniyoruz. Ancak ebeveynlik yalnızca bilgiyle yürüyen bir süreç değildir. Her çocuğun, her ebeveynin ve aralarındaki ilişkinin kendine özgü bir hikâyesi vardır.
Ruhsallık, yaşamın farklı dönemlerinde yeniden şekillenen, değişen ve dönüşen bir yapıdır. Çocukluk ise bu dönüşümlerin en yoğun ve canlı olduğu dönemdir. Kendi hayatlarında bu dinamik süreci geride bırakmış yetişkinler için ebeveyn olmak, geçmiş, şimdi ve gelecekten birçok kapıyı aralayabilir. Kimi kapılar hemen kapatılmak istenebilir, kimilerinin ise ardında ne olduğu merak edilebilir.
Çocuğun gelişimine tanıklık ederken ebeveynler; kendi tarihleri, değerleri, beklentileri ve içsel sınırları ile karşılaşır. Bu karşılaşmalar her zaman fark edilmeyebilir, bazense bambaşka biçimlerde ortaya çıkabilir.
Her durumda, bireylerin olduğu gibi ebeveynliğin de kendine özgü hikâyeleri ve çeşitlenen çocuk yetiştirme biçimleri vardır. Bu nedenle aynı gelişimsel dönem, her aile tarafından farklı şekillerde deneyimlenebilir. Kimileri için erken çocukluk yılları daha zorlayıcı olurken, kimilerine göre asıl güçlük çocukluktan çıkışta ortaya çıkabilir.
Bu buluşmalar, çocuğun ruhsal gelişimini anlamaya çalışırken, ebeveynin ruhsallığını da aynı merakla ele alabilmeyi hedefler. Çünkü çocuklar, ebeveynlerinden ve onlarla kurdukları ilişkiden bağımsız düşünülemez. Ebeveynin ruhsal dünyasını anlamaya çalışmak, çocukla kurulan ilişkinin dinamiklerini ve yaşanan güçlükleri daha anlaşılır kılabilir.
Her buluşma farklı bir gelişim dönemi ya da tema etrafında şekillenir. İlk bölümde ele alınan konuyla ilgili çocuk ruhsallığına ve gelişimsel sürece ilişkin kısa bir kuramsal çerçeve sunulur. Ardından katılımcılar, konuya ilişkin soru, düşünce ve deneyimlerini paylaşabilecekleri interaktif bölüme davet edilir.
Bu bölümde amaç hızlı çözüm önerileri sunmak ya da davranışsal müdahalelerde bulunmak değildir. Amaç; çocuklarla yaşanan deneyimleri, bu deneyimlerin ebeveynlerde uyandırdığı duygu, düşünce ve çağrışımları birlikte ele alabilmek; çocukların ebeveynlere yansıttıkları ile ebeveynlerin çocuklarına aktardıkları üzerine düşünebilmektir.
Paylaşım yapmak zorunlu değildir. Dileyen katılımcılar yalnızca dinleyici olarak da katılabilir.
Yorumlar